2011 in review

The WordPress.com stats helper monkeys prepared a 2011 annual report for this blog.

Here’s an excerpt:

The concert hall at the Syndey Opera House holds 2,700 people. This blog was viewed about 11.000 times in 2011. If it were a concert at Sydney Opera House, it would take about 4 sold-out performances for that many people to see it.

Click here to see the complete report.

En Garip 10 Su Canlısı

Çoğunluğu montaj resimler gibi. Hayır yazıyı yazan ben olmasam ve videolarını görmesem bunların sahte olabileceğini iddia ederdim :)   Garip oldukları kadar da muhteşem yaratıklar. Aşağıda bunlardan 10 tanesini anlatmaya çalıştım.

Leafy Sea Dragon 

İsmi oldukça korkunç gibi olsa da görünüşü o kadar da değil. Deniz atı ve deniz iğnesi balığının bir akrabası. Latince ismi Phycodurus equess olan bu canlı 20-24 cm uzunluğa erişebiliyor. Avustralyanın kıyı sularında yaşamlarını sürdürüyorlar. Yaprak benzeri uzantıları kamufle olmasına yarıyor. Plankton, karides ve larvalarla besleniyorlar. Ömürleri 5 ila 10 yıl arasında değişiyor. Read more…

Sivrisinekler

Sivrisinekler yaz aylarında hepimiz için sorun olmuştur.

Onları bulunduğunuz yerden uzaklaştırmak için sıcak bir tavaya biraz kafur koymayı deneyebilirsiniz. Kafur dumanı insanlar ve evcil hayvanlar için tamamen zararsız olmasına karşın sivrisinekleri ortamdan uzaklaştırırlar. Bunu gün aşırı uygulamanız gerekir.

Ağaçlık bir bölgede yürüyor ve bu kan emicilerce ısırılmak istemiyorsanız, bir peçete veya kağıt üzerine bir damla anason yağı damlatın ve ellerinizle yüzünüze yavaşça sürün. Anason kokusu sinek, sivrisinek ve benzer çeşitli böcekleri sizden kaçırır. Eğer bunları uygulayamazsanız, ısırık acısını azaltmak için amonyum veya soda çözeltisi kullanabilirsiniz. (bir su bardağına yarım çay kaşığı kadar) Read more…

Ağa Takılanlar

Bir örümcek ağına takılıp kaldığınızı ve çaresizce kurtulmaya çalışırken örümceğin size doğru yaklaştığını hayal edin.

Aşırı hassas kişiler için uygun olmayan fotoğraflar bulunan bir başlık. Daha ileri gitmeden önce uyarıldınız.

Lunch

Böcekler için korkunç bir durum fakat kaderleri böyle ve bazı makro fotoğraflarla bu korkunçluğun içindeki güzellik de görünebiliyor.

Read more…

En Zehirli Örümcekler

The Redback Spider

Kırmızı Sırtlı Örümcek

Kırmızı Sırtlı Örümcek

Redback yani Kırmızı Sırtlı örümcekleri Avustralya kıtasının her yerinde yaşayabilirler. Dişilerinin ana rengi siyahtır ve arkalarında gayet net görülebilen kırmızı veya turuncu bir leke bulunur. Bu bayanlar çok tehlikeli hayvanlardır ve bgüne dek pek çok insan ölümünden sorumlu tutulmuşlardır. Isırdıkları bölge sert ve ciddi bir acı verir ve akabinde terleme, kas yorgunluğu, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülür. Ala sırtlı bu örümceklerin zehri bir nörotoksindir ve nörotransmitterlere (Nöronlar arasında, veya bir nöron ile başka bir (tür) hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallar. Sinir sistemi boyunca bilgi bu kimyasal taşıyıcılar yardımıyla iletilir) etki ederek vücuttaki sorunları başlatır. Bu örümceklerce ısırılmış ve ölüme yaklaşmış bir çok vaka rapor edilmişse de, panzehirinin bulunmasından bu yana kurtarılamamış kişi olmamıştır. Bugün için yılda ortalama 250 kişi redback örümcek ısırığına maruz kalmaktadır. Fakat tedavi edilen ancak rapor edilmeyen daha fazla hastanın olduğu tahmin edilmektedir.
Read more…

Devasa Tatlısu Balıkları

Gezegenimizdeki pek çok farklı balık türünün okyanuslarda olduğu bilinir. Fakat kullandığımız arabalar kadar büyük olan ve yeteri kadar aç olduğu zaman bir insanı bile tek hamlede yutabilecek büyüklükteki canavarların tatlı sularda cirit attığından büyük ihtimalle bihaberiz.

Amerika ve Çin başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde denize dökülen bazı nehirlerde, derin göllerde, kimi bataklıklarda ve millerce uzunlukta olan derelerde pusuya yatmış olan bir hayli büyük tatlısu balıkları vardır. Şükür ki bugüne dek hiç biriyle yüzyüze bakmadık =)

Arapaima

Arapaima (paiche olarak da bilinir) en büyük tatlısu balıklarından biridir ve boyları 5 metreye, kiloları da 200kg’a yaklaşabilir. Amazonların yerlisidir ve genellikle ticari çiftlik göllerinde avlanırlar. Lezzetli eti ve proteininden dolayı amazonlardaki yoksul kırsal bölgelerde sık olarak avlanır.

Mekong Giant Catfish

Güneydoğu Asya’da yaşamı en fazla tehlikeye girmiş olan balıktır. The World Conservation Union (dünya koruma birliği) soyu neredeyse tükenmekte olan bu balığın avlanmasını bir suç olarak görmüş ve bir nevi son dakikada yetişmiştir denilebilir. Adını Kamboçya’daki Mekong nehrinden alır, çünkü bu nehir havzalarında yaşar ve 300kg’dan daha ağır olabilirler. Fotoda da görüldüğü gibi bir Volkswagen uzunluğundadırlar.
Read more…

Böceklerin Dünyasındaki Vahşi Ölümler

Böceklerin dünyasında ölüm, çok çabuk ve zalim olabilir. Ama bu acımasızlığın yanında ihtişam ve güzellik de yer alabilir. İlk bakışta korkunç görünen bu fotoğrafları, lütfen tüm ön yargılarınızdan bağımsız olarak incelemeye çalışın.

    Dikkat:
    Fotoğraflar, hassas kişiler için uygun olmayabilir

Arkanı Kolla

“Nitekim, kötülükler içinde en müthişi olan ölüm, bizim için hiç birşeydir. Çünkü biliriz ki, var olduğumuz zaman ölüm yoktur, ölüm olduğu zaman da biz yokuzdur.” – Epicurus

Bu Robber (soyguncu) sineği muhtemelen, masum bir kanatlı böcekten yaşamını çaldığı için böyle bir isim almış. Gördüğünüz anda, kurbanı felç eden enzimleri içeren tükürüğünü avına şırınga ediyor. Enzimler sonra, avın iç taraflarını eritir ve sinek beslenmeye hazır hale gelen lapayı, hortum boyunca dışarı emebilir.

Yeniden doğuş?

“Ölüm, yaşamın ilk nefesiyle, yaşam ise ölümün tek bir dokunuşuyla başlar.” – John Oxenham

Bu sineğin ölümü, kibirli değildi. Gelecek nesil yeni kurtçuklar için o, sadece lezzetli bir abur cubur olarak görülüyor.
Read more…

Kelebekler ve Tırtıl Halleri

İtici ve çirkin tırtılların büyüleyici güzellikteki kelebeklere dönüştüğünü hepimiz biliriz. Bu başlıkta bunlardan 10 tanesini ele alıp biraz yakından inceleyeceğiz. Hayvanların Türkçe isimlerini bulmakla uğraşmak istemedim çünkü hiç isim verilmemiş olabilir. Ben kendim çevirisini yapsam da biraz komik olacak, o yüzden sadece İngilizce isimlerini kullanıyorum.

The Tiger Swallowtail

Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu bölgelerinde bulunan bir tür. Kanatlarını görünce neden tiger (kaplan) dendiği anlamak kolay

Bu güzel hayvanın ilk halini görmek ise şaşırtıcı olan kısım. Genellikle dal veya yapraklarda yatarak vaktini geçirir. Çok tatlı bir yılana benziyor =) Özellikle ikinci fotoda gözleri kalemle çizilmiş gibi.


Read more…

Water Strider – Su Örümceği

Başlıkta Türkçe isim olarak su örümceği dedim fakat bu hayvan aslında bir örümcek değil. Uygun kelime bulamadım. Başlangıçta adı water spider yani su örümceği olarak kabul edilen bu hayvanın familya araştırmaları yanısıra diğer örümcekler ve böceklerle karşılaştırılması sonucunda spider yerine strider denilmiş ve işler tatlıya bağlanmıştır. Strider, uzun adım atan, atlayıcı gibi bir anlam taşımaktadır. Aşağıda resimlerini gördüklerimiz de su böceği olarak biliniyor. Normal böceklerden farkı suda da yaşayabilmeleri. Bizim strider’ımız bunlardan da farklı.

Zaten hepimizin bildiği gibi :) örümceklerin en belirgin özelliği 8 bacaklarının oluşu. Solda fotoğrafını gördüğümüz hayvanlar birer su böceğidir. İsmi Japoncada “mizusumashi” olarak geçer. Bu kelimenin anlamı da su temizleyicidir. Tabiki en doğru cevabı bir entomolojist verecektir, şahsen ben bu hayvanların suyu temizleyip temizlemediğini bilmiyorum ama olasıdır. Ya da eğer bu böcekler sadece temiz sularda yaşıyorsa, böyle bir isim verilmesine de neden olmuş olabilirler.

Birkaç santimetre boyunda olan bu böceklerin 6 bacağı ve 2 anteni vardır. Kimisi kanatlara sahiptir. Su üstünde yürüyebilen water strider’lar, yüzeyde buldukları küçük böcek ve larvaları yiyerek beslenir. Hareket ve titreşime karşı çok duyarlıdırlar. Bu yetenekleri sayesinde avlarının yerlerini tespit ederler. Kurbağa, balık ve kuşlar için de yem olma özellikleri vardır. İnsanları ısırmazlar. Su üzerinde dalgaya karşı uzansanız bile, hehehe

Su üstünde yürürlerken yüzey gerilimini kullanırlar ve ıslanmazlar. Bacakları, suyu iten mikroskobik kıllarla kaplıdır. Bunların kuru kalması şart. Eğer kıllar yağlanırsa veya deterjanla ıslatılırsa, böcek su üstünde yürüyemez ve batar. Her kıl 3 mikrometreden daha kısadır. Bir insan saçı ortalama olarak 90 mikrometre genişliğe sahiptir. Bir olimpik patencinin kıvraklığına sahip böcek, batmamak için yağmur damlalarından da kaçabilir. Suya batarlarsa da vücut ağırlıklarının 10 katı bir güç uygulayarak tekrar yüzeye çıkabilirler.

Örümcek Ağlarındaki Cazibe ve Mimarlık

RJ Evans tarafından yazılmış olan bir yazı. Ben çevirisini yapıyor ve düzenliyorum.

Sabahın erken saatlerinde bir örümcek ağının yakaladığı çiğ taneleri. Doğanın mücevheratı.

Dondurucu derecedeki sisler nedeniyle oluşmuş dekorasyonlar

Acaba doğa insanları mı taklit ediyor?

Bazen örümcekler bizlerden esinlenmiş gibi hareket edebiliyorlar. Tabi ki gerçekte böyle birşey olması imkansız. Bu kabiliyet örümceklerin spinneret ismindeki ağ üreten organlarında var. Bugün itibariyle bilim adamları tarafından tespiti yapılmış 7 çeşit spinneret var ve bunların her biri farklı amaçlara hizmet ediyor. Her örümcek türü, bu spinneret bezelerinden birkaç tanesine sahip. Ancak 7 çeşidin tamamını bünyesinde bulunduran bir örümceğe hiç rastlanmadı.

Evin, onu ördüğün yerdir

Tüm örümcek ağları böyle sarmal bir yapıda olmaz, bunlar seyrek rastlananlar arasında.
Read more…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.