Evren Neden Bir Bilgisayar Değil


brokencomputerTüm evrenin devasa bir bilgisayardan ibaret olduğu veya devasa bilgisayarlarca yönetildiği, bir kurulu düzen olduğu fikrine hepimiz aşinayızdır. Değilseniz de böyle bir düşünce var. Şimdi ise bir fizikçi bu düşüncenin tehlikeli olduğunu söylüyor.

Modern bilimin en önemli itici düşüncelerinden biri, evrenin geleceği hesapladığı, ilk kurulan devleti bir veri olarak alıp sonraki devletleri ürettiği gibi bir fikirdir. Bu, üzerinden daha fazla fikir üretilmesini sağlayan güçlü bir yaklaşımdır. Bazı bilim insanları bunu daha da ileri götürerek, tüm evrenin devasa bir bilgisayar olduğunu söylerler.

Bu makul bir varsayım mıdır? Kaliforniya’daki San Jose Üniversitesinden Ken Wharton, bunun geçerli bir düşünce olmadığını söyleyerek önemli bir tartışma başlattı. Bu fikrin tehlikeli biçimde antroposentrik (insan merkezli) olduğundan bahsediyor. “Bu durum, biz insanlar fiziki problemleri çözebilmek için evrenin çalışır vaziyette olduğu varsayımımızdan kaynaklanıyor” diyor. Fikrin bilim kanallarıyla, ancak geçerliliği veya alternatif yolları dikkate alınmadan yayıldığını söyleyen fizikçi, “bu varsayım o kadar güçlüdür ki, diğer fizikçiler bunun dışında ne tür ihtimaller olabileceği ifade edemez duruma gelir” diyerek düşüncenin tehlikesine dikkat çekiyor.

Evrene bir bilgisayar olarak bakmak, kavramsal sorunlar oluşturuyor. Örneğin bir hesaplama üç adımdan meydana gelir. İlk olarak fiziksel dünyanın bazı matematiksel temeller üzerine eşlenmesi gerekmektedir. Sonra bu durumdan matematiksel olarak yeni bir devlet evrilir. Son olarak yeni devlet, fiziksel dünya üzerine yeniden eşleştirilir. Kuantum mekaniğinde, bu son adımın olabiliritesi varsa tüm durum ihtimal dahilindedir. Wharton’a göre, evrenin kendisi dahi hangi belirli sonuca neden olacağını bilmiyor.

Ayrıca bugün evreni bir miktar da olsa ölçebiliyoruz ve gelecekteki sonuçları biz zaten tahmin edebiliyoruz. Wharton, bu durumun da gözden kaçırıldığına dikkat çekiyor.

Bunların yanı sıra, evrenin bir bilgisayardan ibaret olduğu fikri yeterince ve titizlikle sorgulanmamış haldedir. “Bunun sonuçları derindir. Bu derin önyargı sayesinde, biz büyük resmi kaçırmış olabiliriz. Evrenimizi yöneten temel kuralları geleneksel hesaplama cinsinden ifade edemez hale geliriz.”

Wharton ayrıca, en küçük eylem prensibine dayanan fizik yasalarının Lagrange formülasyonunu hatırlatıyor. Bu formülasyon, geleneksel hesaplama yöntemleriyle uyuşmayan alternatif bir evren modeli. Misal, ışığın başlangıç noktasıyla, varış noktası arasındaki en kısa yoldan gittiğini biliriz. Lagrange yönteminde ise ışığın tüm olası yolları gördüğünü ve sonrasında en kısa olanı seçtiği varsayılır. Tabii ışığın en kısa yolu nasıl bildiğini sorabilirsiniz. Wharton bu noktada şöyle söylüyor: “Tabii ki bu evrenin kendisi bu yöntemdeki gibi değil, fakat bu bizim kullandığımız güzel bir hile. Bu sayede farklı yan fikirler de gelişebiliyor.”

Sonuç olarak Wharton, bu düşüncenin aşırı insan merkezli olduğunu ve evrenin de bizim onu çözdüğümüz biçimde çalışması gerekiğini vurguluyor. Bunun yanında alternatif düşüncelere sahip olmanın da iyi olduğunu ekliyor, “ancak diğer bir düşünce için tehlikeli olduğu zamanlarda onları görmezden gelmeliyiz” diyerek bitiriyor.

Ref: arxiv.org/abs/1211.7081: The Universe As Not A Computer

Reklamlar

Yorumunuzu Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s